İçimde Bir Ses Var: İçsel Konuşmalarımız Gerçekten Bize mi Ait?

Bazen zihnimizin içinde yankılanan bir ses, farkında olmadan bizi yönlendirir. "Daha çok çalışmalısın", "Yeterince iyi değilsin" ya da "Hata yaparsan sevilmezsin" gibi cümleler, ne kadar tanıdık geliyor? Peki, bu ses gerçekten bize mi ait, yoksa geçmişten gelen bir yankı mı? Çocuklukta duyduğumuz sözler, zamanla içselleşerek iç dünyamızın bir parçası haline gelir. Ailemizden, öğretmenlerimizden ya da …

Bazen zihnimizin içinde yankılanan bir ses, farkında olmadan bizi yönlendirir. “Daha çok çalışmalısın”, “Yeterince iyi değilsin” ya da “Hata yaparsan sevilmezsin” gibi cümleler, ne kadar tanıdık geliyor? Peki, bu ses gerçekten bize mi ait, yoksa geçmişten gelen bir yankı mı?

Çocuklukta duyduğumuz sözler, zamanla içselleşerek iç dünyamızın bir parçası haline gelir. Ailemizden, öğretmenlerimizden ya da çevremizdeki otorite figürlerinden öğrendiğimiz kurallar, beklentiler ve eleştiriler, zamanla kendi sesimiz gibi duyulmaya başlar. Kendi kararlarımızı verirken ya da bir şeyler hissederken aslında o eski yankıların etkisinde olabiliriz.

Bu içsel ses her zaman destekleyici değildir. Bazen bizi gereksiz yere eleştirir, suçluluk hissettirir ya da daha fazlasını yapmaya zorlar. Kimi zaman da bizi durduran, harekete geçmemizi engelleyen bir engel haline gelir. Fakat bu sesin kaynağını fark ettiğimizde, ona karşı daha bilinçli bir duruş sergileyebiliriz. Gerçekten bize ait olmayan inançları, düşünceleri ve duyguları tanıyıp dönüştürmek mümkün.

Bunu anlamanın en basit yolu, kendimize şu soruyu sormaktır: “Bu sesi ilk ne zaman duydum?” Bazen cevap, yıllar öncesine uzanan bir anıya, bir yüz ifadesine ya da çocuklukta duyduğumuz tek bir kelimeye kadar gider. Ama fark ettikçe, o sesin üzerimizdeki etkisi de azalır. Sizin içinizde konuşan ses size mi ait? Yoksa geçmişin yankıları mı hâlâ kulağınızda?

Gizem Sıla Bayraktaroğlu

Gizem Sıla Bayraktaroğlu

Biz Sizi Arayalım